17 Nisan Aydınlanmasında Eğitim Sorunları Tartışıldı

koy-enstitululerMersin Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Eğitim İş Mersin Şubesi ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği tarafından Köy Enstitülerinin 73’üncü yıldönümü dolayısıyla bir panel düzenlendi. “17 Nisan Aydınlanmasında Eğitim Sorunlarımız” başlıklı panele, üniversite öğretim elemanları ve öğrencilerinin yanı sıra Mersin halkı da ilgi gösterdi.

Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde 17 Nisan Çarşamba günü yapılan panelin oturum başkanlığını Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Ata Tezbaşaran yaparken konuşmacılar Okt. Şekip Alpsoy, Eğitimci-Yazar Mustafa Gazalcı ve Köy Enstitülü Öğretmen Ali Uysal oldu.

Panel öncesinde, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Mersin Şube Başkanı Serdar Erkan derneği tanıtan bir sunum yaptı. Ayrıca Mersin Polifonik Korolar Derneği üyeleri tarafından da kısa bir müzik dinletisi sunuldu. Öğretmenler Marşı ve Ziraat Marşı’nı piyano eşliğinde söyleyen koro, ‘Ah Bir Ataş Ver’ ve ‘Kalenin Bedenleri’ adlı türküleri çok sesli olarak seslendirdi.

Panelde söz alan Okt. Şekip Alpsoy, 1923 yılından Köy Enstitülerine giden süreç hakkında kısa bilgiler verdi; dönemin eğitim sistemindeki düzenlemeler, eğitim ve bürokrasi kadrosu, eğitime ayrılan bütçe ve eğitim politikalarındaki yenilikçi ve gelenekçi anlayıştan söz etti.

Milletleri birbirine bağlayan ve ortak bilgiler çerçevesinde birleştiren şeyin akıl ve bilim olduğunu söyleyen Ali Uysal, “Eğer bu yoksa doğrulara ulaşmak çok zordur. Ya akıl ve bilimin ışığında eğitim-öğretim yapacağız ya da televizyonlarda kardeş kavgalarını izleyeceğiz. Son zamanlarda sık sık duyduğum  bir slogan var: ‘Mustafa Kemal’de birleşmek’ Mustafa Kemal’de birleşmek demek akıl ve bilimde birleşmek demektir. Çünkü o büyük önder bu dünyaya veda ederken tek manevi mirası akıl ve bilimdi” şeklinde konuştu. Klasik okullardaki eğitim-öğretimi eleştiren Uysal, buralarda uygulanan eğitim sistemi ile ilgi şu benzetmeyi yaptı: “Bir sınıfa balık, yılan, sincap ve kuşu doldurmuşlar. Aynı eğitim-öğretimi uyguluyorlar ve diyorlar ki; dersimiz ağaca tırmanmak. Oh sincaplar yaşadı, zavallı balık başarısız oldu, okuldan atıldı. Onu su dolu bir havuza bırakın, bakın size ne harikalar yaratır.”

Bu tür toplantıları çoğu zaman kendi kendilerine yaptıklarını söyleyen Mustafa Gazalcı da, aradan geçen zaman içerisinde köy enstitüleri ilgili etkinliklere üniversiteler, yerel yönetimler, demokratik kitle örgütleri ve toplumun bir çok kesimi tarafından katılım sağlandığına dikkat çekti. Köy enstitülerinin üzerinde çok düşünülmüş ve tartışılmış bir sistem olduğuna vurgu yapan Gazalcı, köy enstitüleri sistemi ile ondan sonra gelen eğitim sistemi ile ilgili bilgi verdi. Gazalcı, köy enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un ülkedeki 40 bin köyden 10 binini dolaştığı, 40 bin köyün 35 bininde okul olmadığı, kadınların yüzde doksan beşinin okuma-yazma bilmediği bilgilerini de dinleyenlere aktardı.

Buna Da Bir Göz Atın:)

2016 Ösys Sonucuna Göre Mersin Üniversitesi’ne Yerleşen Öğrencilerin Dikkatine

2016 ÖSYS sonucunda Mersin Üniversitesi’ne yerleştirilen öğrenciler 12-16 Ağustos 2016 tarihi aralığında E-Devlet uygulaması ile elektronik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir