2. Çevre Kongresi Başladı

meu-cevre-kongresi1

İlki geçen yıl düzenlenen “Çevre Kongresi”nin ikincisi Mersin Üniversitesi Çevre Topluluğu ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) işbirliğiyle üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

Çevre sorunlarına her geçen gün yenilerinin eklendiği günümüzde, sorunları tartışmayı, bilimsel yaklaşımla çözüm önerilerini ortaya koymayı ve özellikle üniversite öğrencilerinde farkındalık yaratmayı amaçlayan kongrenin açılışı, 3 Nisan Perşembe günü Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Açılışa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selim İnan, TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Seyfettin Atar, Mersin Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) il temsilcisi Zehra Korkmaz, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nurcan Köleli,  11 farklı üniversiteden ilimize gelen çevreciler ile üniversitemiz öğretim elemanları ve öğrencileri katıldı. Saydı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunuşuyla başlayan kongrede, üniversitemizin tanıtım filmi de katılımcılarla paylaşıldı.

“Üniversitelerin, Çevre Dostu Teknolojilerin Üretilmesi İçin Çalışması Gerekiyor”

Prof. Dr. Özdemir açılışta yaptığı konuşmasına kongreye ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başladı. Prof. Dr. Özdemir, Ülkemizin cari açığının yüzde 55’ini enerjinin oluşturduğunu söyleyerek, bunu yeni ve çevre dostu teknolojiler üreterek bunu kapatmak durumunda olduğumuzun altını çizdi. Bu açığı kapatmanın diğer yolun da sanayi sektörünü geliştirmekten geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Özdemir, “Sektör geliştikçe herkesin duyarlı davranıp, özellikle de üniversitelerin, çevre dostu teknolojilerin üretilmesi için çalışması gerekiyor. Ancak gelin görün ki çevre dostu teknoloji üretmek bir yana çevreye duyarlılık bilinci bile oluşturamıyoruz” dedi. Prof. Dr. Özdemir konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu öncelikle soruna dair politika oluşturamamamızdan kaynaklanıyor. Çevre Topluluğu geçtiğimiz yıl 30 okula giderek eğitimler verdi, ancak bunu sürdüremedi. Bu da bize Çevre Mühendisliği öğrencilerinin oluşturduğu topluluğun daha etkin olmaları gerektiği ve bilimsel çalışmaların yanında, toplumsal projeler de üretmesi gerektiğini gösteriyor.”

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Seyfettin Atar, teknolojik gelişmelerin artmasıyla beraber ve kapitalizm rejimindeki yaptırımlarla karşı karşıya olduğumuzu belirtti. “insan yaşamını kolaylaştırmak için geliştirdiğimiz projeler, maalesef yan etkilerin unsurları olarak karşımıza çıkıyor. Herhangi bir projede verimden çok zarar ön plana çıktığında bunu temizlemek bizlere yani işin uzmanlarına düşüyor” dedi.

Bölgemizde yapılması planlanan nükleer ve termik santraller konusuna değinen Atar, sanayinin de gelişmesiyle birlikte kar payının yüksek olacağı düşüncesiyle yapılan bu projelerin çevreye uzun vadede zarar vereceğinden bahsetti. Meslek odaları olarak teknolojiye karşı olmadıklarını vurgulayan Atar, ancak teknolojinin de minimum zararla yapılması için çalışma içerisinde olduklarını kaydetti.  Mersin’in tarihi, turizm, sanayi veya tarım kenti mi olduğuna karar verememiş, kimlik arayışı içinde olan bir kent olarak değerlendiren Atar, bazı kesimlerce turizm öncelikli olan iller sıralamasında olduğu söylenen kentimizde, maalesef termik santrallerin kaçınılmaz hale getirildiğini söyledi.

“Hızlı Sanayileşme ve Nüfus Artışına Bağlı Olarak Çevre Sorunları ve Çeşitleri de Artmıştır”

Ülkemizdeki çevre politikalarına değinen Zehra Korkmaz, dünyada çevre sorunlarının artmasıyla birlikte dünya  1972 yılında  gelişmiş ülkelerin bir araya geldiğini, çevre sorunlarını masaya yatırarak alınabilecek tedbirleri tartıştıklarını söyledi. Geçen 42 yıllık sürede sorunların giderilmesine yönelik bir arpa boyu yol alınamadığından yakınan  Korkmaz, “Aksine hızlı sanayileşme ve nüfus artışına bağlı olarak çevre sorunları ve çeşitleri de artmıştır” dedi. Türkiye’ye bakıldığında çevre kirliliğinin önlenmesi, çevre sorunlarının çözümü ve doğal kaynakların korunmasına yönelik politikaların üretilmediğinden yakınan Zehra Korkmaz, bunun sebeplerini sıraladı.

ÇMO olarak Çevre Bakanlığı’nın acilen yeniden teşkilatlandırılmasını ve herhangi bir bakanlığın gölgesinden kurtulmasını istediklerini sözlerine ekleyen  Korkmaz, son olarak ÇMO’nun dünya su günü’nde yapmış olduğu araştırmanın verilerini katılımcılara aktardı ve çevre sorunlarının aşılması için daha fazla çalışma yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığını belirtti.

Açılışta söz alan Prof. Dr. Köleli ise çevre bilincinin insanda kişilik gelişimine paralel olarak geliştiğini, düşünsel, duygusal ve davranışsal boyutlarının olduğunu belirtti ve bu üç boyutun her insanda aynı oranda gelişemediğini söyledi. ”Çevremizde çevreyle ilgili bilgisi olup bunu davranışa dönüştüremeyen ya da çevre kirliliğinden endişe duyan fakat onu koruma yönünde davranış sergilemeyen çok sayıda insan var” diyen Prof. Dr. Köleli, toplum olarak hala eğitimsiz olduğumuzu ifade etti. Tek umutlarının gençler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Köleli, “Atatürk’ün manevi mirasçılarıysanız akıl ve bilimin ışığında, uyuyanları uyandıracak ya da bakar körlerin gözünü açacaklar sizlersiniz. Dünya o kadar kirli ki bu sadece hava, su, toprak kirliliğinden ibaret değil” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Çevreyi ve Kaynakları Korumak, Temiz Teknoloji Üretmekle Mümkün”

Çevre Topluluğu’nun kurucusu ve Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fadime Taner, topluluğu kurarken amaçlarının, çevreyi, kaynakları korumak ve bunun için insanlarda bilinç oluşturmak üzere eğitimler vermek olduğunu söyledi.  Çevreyi ve kaynakları korumanın temiz teknoloji üretmek ve atıksız teknolojiyi üretmek ve kullanmakla mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taner, bunun da bilgili olmakla ve kendi teknolojimizi üretmekle sağlanabileceğini belirtti. Katılımcılara hitap eden Prof. Dr. Taner, “Sizlerin bu hedeflerin yerine getirilmesi için görevler üstleneceğinize inanıyorum. Bu zamana kadar iyi veya kötü gelmiş çevreyi, bundan sonra daha yiye götürecek sistemleri kurup uygulamak çevre ve kaynakları korumaktan geçiyor. Aldığınızı aldığınız gibi geleceğe devredeceksiniz” diye konuştu.

Çevre Topluluğu Danışmanı Arş. Gör. Yasin Özay da çeşitli lisans dallarında 270 üyeye sahip topluluğun, tarihçesi ve etkinlik alanlarıyla ilgili bilgi verdi. Geçtiğimiz yıl ilkini yaptıkları kongrenin bu yıl 11 üniversiteden 150 kişinin katılımıyla ikincisini gerçekleştirdiklerini söyleyen Özay, kongreye katkı sağlayanlara teşekkür etti.

Mersin Üniversitesi Çevre Topluluğu Başkanı Mert Uraşman, kongrenin gerçekleşmesine destek verenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında doğal ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın her canlının hakkı olduğunu dile getirdi. Kongrenin amacı ve oturum başlıklarıyla ilgili katılımcıları bilgilendiren Uraşman, kongrenin verimli geçmesini diledi.

Açılış konuşmalarının ardından Demet Kuzyaka’nın oturum başkanlığında gerçekleşen ilk oturuma geçildi. Oturumda üniversitemiz Çevre Mühendisliği Bölümü öğrencisi Damla Selvi “Katı Atıklardan Mantar Üretimi”, 19 Mayıs Üniversitesinden Aziz Can Altınsoy ile Ayşin Kaşaltı “Çevre ve Toplum İlişkisi” ve 9 Eylül Üniversitesi’nden İpek Adıgüzel “Çevre ve Biyoteknoloji” başlıklı sunumlar gerçekleştirdiler.

Üç gün sürecek olan Kongrede, çeşitli konu ve konuklarla çevre sorunları masaya yatırılacak.

Fotoğraf:İlker ORKUN 

Buna Da Bir Göz Atın:)

2016 Ösys Sonucuna Göre Mersin Üniversitesi’ne Yerleşen Öğrencilerin Dikkatine

2016 ÖSYS sonucunda Mersin Üniversitesi’ne yerleştirilen öğrenciler 12-16 Ağustos 2016 tarihi aralığında E-Devlet uygulaması ile elektronik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir