Ata’mızı Özlemle Andık

Cumhuriyetimizin
ankara escort bayan kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 73. yıldönümünde üniversitemizde törenle anıldı. 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni kapsamında “Atatürkçü Düşüncede Özgürlük ve Demokrasi Anlayışı” konulu bir konferans ile “Türk Basınında Atatürk” konulu bir sergi gerçekleştirildi.

10 Kasım 2011 ankara escort tarihinde gerçekleştirilen tören, Çiftlikköy Kampüsü Cumhuriyet Alanı’nda Atatürk Anıtı’na rektör yardımcımız Prof. Dr. Gürol Emekdaş tarafından çelenk sunulması ile başladı. Çelenk sunumunun ardından saat 09.05’te Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz hatırası için iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Atatürk’ü Anma Töreni, Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde devam etti. Buradaki tören; başta Rektör Prof. Dr. Suha Aydın olmak üzere, rektör yardımcıları, genel sekreter, dekan escort ankara ve müdürler ile öğretim üyeleri, idari personel ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti.

Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından tören konuşmalarıyla devam etti. İlk olarak Öğrenci Konseyi Başkanı Fatma Betül Öz kürsüye geldi. “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 73’üncü yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minettarlığımızı ifade etmek için buradayız” diyerek konuşmasına başlayan Fatma Betül Öz, Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç’ın Ata’ya yazdığı mektubu salondakilerle paylaştı. Öz, ülkenin ve milletin bugün geldiği noktayı ironik bir dille Mustafa Kemal Atatürk’e aktaran mektubun ardından sözlerini şöyle tamamladı: “Senin inançlarını, yaptıklarını, her şeye rağmen üniversitemizde yaşatıyoruz. Hedeflerimizi hiç değiştirmedik: Halkımızın refahı, vatanımızın bütünlüğü, bilimin ışığı, vicdanımızın özgürlüğü, birey olmanın özgüveni, bilimin ışığı. Atam! Hepimiz öğrettiklerini, seni unutmadık. Sen rahat uyu.”

 

Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Suha Aydın ise, Fatma Betül Öz’ün konuşmasını hayranlıkla dinlediğini belirterek, kendisiyle gurur duyduğunu ifade etti. “Fatma kızımız, bize ders olması gereken şeyler söyledi. Bugün onun hoca olması, bizim öğrenci olmamız gerekiyor” diyen Prof. Dr. Aydın, törene katılımın az olmasını da eleştirdi.Yapılanların bize yettiğini ve dünya durdukça devam edeceğini düşündüğümüzü söyleyen Prof. Dr. Aydın, “Bu düşüncelerimizde ne kadar yanıldığımızı son yıllarda hepimiz görüyoruz” dedi.

“Niye böyleyiz? Niye böyle olduk? Aynaya bakıp evvela kendimizi değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Böyle günlerde konuşmak, hamaset nutukları atmak çok kolay. Zaten yıllarca hep onu yapmışız. Biz Atatürk’e layık olabilmiş miyiz diye düşünüp geriye dönüp baktığımızda kocaman bir hüsran! Her yere Atatürk büstü koymakla Atatürkçü olunacağını sanıyorlar. Çok çirkin Atatürk heykelleri, büstleri yapıp Türkiye’nin her yerine koyuyorlar; böylelikle Atatürk’ü sevdireceklerini sanıyorlar. Söylediğimiz zaman anlamıyorlar, çünkü laf olsun diye koyuyorlar, hissederek koymuyorlar” diyen Rektör Aydın konuşmasını Şevket Süreyya Aydemir’in “Tek Adam” adlı kitabından yaptığı alıntılarla sonlandırdı.
 
Törende ayrıca, Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Tamer Akça tarafından hazırlanan slayt gösterisi sunuldu. Nazım Hikmet Ran’ın okuduğu “Kurtuluş Savaşı Destanı” adlı şiire  Nuri Kurtcebe'nin çizimlerinin eşlik ettiği ve Esin Afşar’ın da sesiyle yer aldığı layt gösterisi salondakileri duygulandırdı.
 
 
Konferans: Atatürkçü Düşüncede Özgürlük ve Demokrasi Anlayışı
 
Ardından kürsüye gelen Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erjem “Atatürkçü Düşüncede Özgürlük ve Demokrasi Anlayışı” konulu bir konferans verdi. Demokrasi ve özgürlük kavramlarından son yıllarda sıkça söz edildiğini söyleyen Prof. Dr. Erjem, özgürlük ve demokrasinin asıl anlamlarını kaybettiğini ve insanların bu kavramlar etrafında bütün davranışlarına meşruiyet kazandırmaya çalıştıklarının altını çizdi.
 
Atatürk’ün adını, mirasını, ülkenin birikimini ve milletin gücünü ortadan kaldırmaya çalışan içerde ve dışarıda oluşumların varlığından söz eden Prof. Dr. Erjem, “Israrla Atatürk’ün ismi telaffuz edilmiyor, ısrarla onunla ilgili değerlendirmeler çarpıtılıyor ve bunlar bilinçli bir şekilde yapılıyor. İktidar mücadelesi için yapılan bu davranışlar, ulusumuzun varlığına yönelik tehditler oluşturuyor. Bunlar, ne yazık ki demokrasi ve özgürlük adı altında yapılıyor. Bu yüzden özgürlük ve demokrasi kavramlarını, çok doğru bir şekilde anlamak ve kavramak zorundayız. Mustafa Kemal Atatürk’ün ne yaptığını, düşüncelerini ve eylemlerini doğru bir şekilde değerlendirmek zorundayız” diye konuştu.  
 
Özgürlük ve demokrasi kavramlarını, felsefi, sosyolojik ve siyasi yönden değerlendiren Prof. Dr. Yaşar Erjem, özgürlük meselesinin aslında bir insan olma meselesi olduğunun altını çizdi; özgürlüğün sürekli gelişen ve değişen bir kavram olduğunu, uygarlık ilerledikçe özgürlüğe yeni yeni anlamlar katıldığını söyledi. Özgürlük ve demokrasinin birbiriyle ilişkili olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Erjem, “Temel hak ve özgürlükler, en iyi şekilde kendisini demokratik toplumsal düzende ortaya koyar. Demokrasi, bizim hak ve özgürlüklerimizin bir çerçevesini oluşturur” diyerek Atatürk’ün bu yöndeki görüşlerini aktardı.
 
Atatürk’ün hemen hemen pek çok konuda özgün görüşleri olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Erjem, “Atatürk, bir düşünür değildi. O bir siyaset adamı, devlet adamı ve askerdi. Ama çok ciddi yaşam deneyimleri olan, liderlik vasıfları, olayları kavrama gücü, zekası, tarihsel kişiliği nedeniyle çok çarpıcı tespitlerde bulunabilen biriydi” dedi. Atatürk’ün özgürlük anlayışının düşsel değil realist, sosyolojik ve antropolojik bir özgürlük anlayışı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Erjem, “Atatürk, özgürlüğü salt birey açısından değerlendirmiyor. Atatürk’ün özgürlük anlayışında bireysel boyut var, toplumsal boyut var ve bunun karşılıklı ilişki içerisinde olması gerekiyor. O, gerçek özgürlüğün, daha iyi bir toplum düzeninde sağlanabileceğini söylüyor. Demokrasinin ise öncelikle siyasal, ahlaki, felsefi, düşünsel bir mesele olduğunu, maddi olmadığını söylüyor. Eğer demokrasi bir iktisadi mesele olarak ele alınıyorsa, bunu yapanların amacını, halkın özgürlüklerini ortadan kaldırmak veya da insanları uyutmak olarak yorumluyor” diye konuştu. 
 
Prof. Dr. Yaşar Erjem’e verdiği konferans anısına, rektörümüz Prof. Dr. Suha Aydın tarafından bir teşekkür plaketi sunuldu. Rektör Aydın ayrıca Öğrenci Konseyi Başkanı Fatma Betül Öz’e de bir çiçek takdim etti. Tören, söz ve müziği Samin Bahçeban’a ait olan ve Atatürk için yazılmış olan “Yaşa” adlı marş eşliğinde hazırlanan slayt gösterisinin sunulmasıyla sona erdi.
 
Sergi: Türk Basınında 10 Kasım
 
Törenin ardından Kültür Merkezi fuayesinde; Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen “Türk Basınında 10 Kasım” adlı serginin açılışı yapıldı. Türk Basınında 10 Kasım sergisinde, Atatürk’ün vefat ettiği 09.11.1938- 27.11.1938 tarihleri temel alınarak taranan Cumhuriyet, Ulus, Akşam, Tan ve Kurun (Vakit) gazetelerinden haberler sergilendi. Atatürk’ün sağlık haberleri, vefatı, İstanbul’da gerçekleştirilen törenler, halkın yaşadığı derin üzüntü, naaşının Ankara’ya nakli, Ankara’da gerçekleştirilen törenler ve naaşın Etnografya Müzesi’ne nakline dair haberlerin göze çarptığı sergide, döneminin tirajı en yüksek olan ve aralıksız baskı yapan beş ulusal gazetesi seçildi.

Buna Da Bir Göz Atın:)

Özgecan Aslan’ın Babası Mersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni Ziyaret Etti

Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği minibüste katledilen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir