Harç zammını yapanlar Ömer’le Nesih’i hatırlar mı?

 

AKP, üniversite öğrencilerine gizli harç zammı konusunda "Ödeyin, sonra biz geri vereceğiz" dedi. Henüz harçların bir kısmının geri verilmesine yönelik hiçbir çalışma olmaması bir yana, son iki senede 2 öğrencinin harç parası kazanmak için çalışırken öldüğü ülkede öğrencilerin bir hafta içinde bu kadar parayı nasıl çıkarabileceklerini kimsenin düşündüğü yok.

Devlet üniversitelerinde 2011-2012 eğitim ve öğretim dönemi kayıtlarının başlamasıyla birlikte, öğrenciler binlerce lirayı bulan harç ücretleriyle karşılaştılar. 26 Ağustos 2011 tarihli 2011/2174 sayılı Bakanlar Kurulu kararı, öğrencileri dönemlik harç ücretlerine ek olarak alttan aldıkları yani tekrar ettikleri her bir ders için de dersin kredisine oranlı ekstra ücret ödemeye mahkum etti.

Dahası, üniversite senatolarına Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenen kayıt harç ücretleri üzerinden yüzde 30 oranında bir zam hakkı daha tanıyan hükümet, öğrencilerin belini bükmeye devam ediyor. Örneğin Anadolu Üniversitesi'nde hükümetin verdiği bu yetkiye dayanarak, zaten artırılmış olan harç miktarları yüzde 30 daha artırıldı.

"Siz ödeyin, biz size geri vereceğiz"
Üniversiteliler bu ay tüm ülkede kayıtlarını yaptırmaya gittiklerinde, bazı örneklerde astronomik ücretlerle karşılaştılar. Doğan büyük tepkiyi bastırmak için YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, yasa değişikliğine gidilerek fazla ödemelerin geri verileceğini söyledi.

Bazı haber siteleri, bu konuda henüz yürümekte olan hiçbir çalışma olmadığına dikkat çekmişti. Üstelik, değişiklik sonrası neyin nasıl değişeceği de belli değil. Örneğin okulu uzatmayanların bir dersi 3. veya daha fazla defa aldığında para ödemeleri gerekliliğinin ortadan kaldırılıp, okulu uzatmış olanlar için uygulamanın aynen devam etmesi gibi kısmi bir değişiklik de söz konusu olabilir. Böyle bir durumda hükümet akıllıca bir biçimde kayıt döneminde oluşmuş tepkinin gazını almış ve zammı, ufak bir geri adımla geçirmiş olur.

Ancak YÖK'ün ve yetkililerin hiç umursamadığı bir başka soru var. AKP'nin gizli zammından hiç haberi olmayan, ve kayıt yaptırmaya gittiğinde bir hafta içerisinde yüzlerce, hatta binlerce lira fazla harç ücreti ödemesi gerektiğini öğrenen öğrenciler bu parayı nasıl bulacak? YÖK'ün geri ödeme yapması için, bir defa bu paranın yatırılması gerek. Oysa bazı öğrenciler, eski harçları ödeyebilmek için bile yaz aylarında çalışıyordu.

Peki, öğrenciler fahiş miktarlardaki harçları nasıl ödeyecek?
İşsizliğin ve yoksulluğun göz ardı edilemeyecek bir seviyeye ulaştığı ülkemizde, bir üniversiteden mezun olabilmek için çalışmak zorunda kalan çok sayıda öğrenci var. Zaten fahiş olan üniversite harç ücretlerini ödeyebilmek için okurken bir yandan çalışmak zorunda kalan üniversite öğrencileri, kamuya önceden hiçbir açıklama yapılmaksızın dayatılan bu kararla çok daha yüksek miktarlara varan harçları ödemeye mahkum edildiler.

Harç ücretlerinden başka, yol, yemek, kalacak yer dahil olmak üzere eğitim masraflarının toplamı giderek daha çok öğrenciyi çalışarak okumak zorunda bırakıyor. Harç uygulamasıyla zaten ağır ekonomik sıkıntılara katlanmak zorunda bırakılan üniversite öğrencileri, masraflarını karşılayabilmek için çalışmak zorunda kaldıklarından derslerine düzenli devam edemiyor, dolayısıyla derslerini geçemiyor ve üniversite öğrenimlerini uzatmak zorunda kalıyorlar.

Harç ödemeleri ölüm senedi mi?
Üniversite kayıtları sırasında birkaç gün içinde öğrencilerin harç parasını nasıl denkleştireceklerini önemsemeyen ve harçlara yapılan zamlarla paralı eğitim sistemini Türkiye'de meşrulaştırmanın yollarını arayan AKP hükümetinin bu vurdumduymazlığı dolayısıyla geçtiğimiz yıllarda harç parasını ödeyebilmek için canından olan öğrenciler olmuştu.

Ağustos 2010'da, harcını ödeyebilmek ve okuma masraflarını karşılayabilmek için yazları şantiyelerde çalışan Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisi Ömer Çetin, "vasıfsız işçi" olarak çalıştırıldığı şantiyede beton kalıpları sökmeye çalışırken 4. kattan düşerek hayatını kaybetmişti. 20 yaşında yoksulluğu yüzünden ölüme mahkum edilen Çetin'in anısına üniversite kampüsüne "meçhul öğrenci anıtı" dikmek isteyen öğrenci arkadaşlarına ise, üniversite yönetimi tarafından soruşturma açılmıştı.

Çetin'den bir yıl sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin dış cephe boyasını yapmakta olan taşeron firmada çalışan 26 yaşındaki Nesih Taşkın ve işçi arkadaşı Mehmet Toprak şantiyede hayatlarını kaybettiler. Iğdır Üniversitesi'nde okurken parasızlık yüzünden okulunu bırakmak zorunda kalan, ancak yeniden sınava girip Amasya Üniversitesi'nde okumaya hak kazanan Taşkın okuyabilmek için şantiyelerde çalışıyordu. Amasya Üniversitesi'ndeki ikinci döneminde harç ücretini ödeyemediği için kaydını dondurmak zorunda kalan Taşkın, harç ücretini ödemek uğruna ölen ikinci öğrenci olmuştu.

Buna Da Bir Göz Atın:)

Ek Yerleştirmede E-Kayıt Uygulaması Yok

Yükseköğretim Kurumu, bu yıl tüm üniversitelerde başlattığı e-kayıt ugyulamasının ek yerleştirmelerle yerleşen öğrenciler için geçerli …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir