MERKAM’dan Mobbing ve Cinsel Taciz Farkındalık Eğitimi

merkamMersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştrma ve Uygulama Merkezi (MERKAM) tarafından Mobbing ve Cinsel Taciz Farkındalık Eğitimi düzenlendi.

13 Eylül Cuma Günü Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleşen eğitime, Genel Sekreter Prof. Dr. Burak Çimen, Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Çıtak, MERKAM Müdürü Prof. Dr. Bahar Taner ve üniversitemizin akademik ve idari personeli ile çeşitli sivil toplum kurulusu üyeleri katıldı. Prof. Dr. Ayşe Gül Yılgör, Doç Dr. Cemile Çelik ve Av. Nursen Yücesoy Temizkan’ın konuşmacı olarak katıldığı eğitimde katılımcılara mobbing ve cinsel taciz, bunları önleme yolları ve karşılaşılması durumunda başvurulabilecek hukuki yollar anlatıldı.

Eğitimin açılışında söz alan MERKAM Müdürü Prof. Dr. Taner, MERKAM’ı tanıtarak merkezin amaçlarından ve çalışmalarından bahsetti. Düzenlenen eğitimin de merkezin çalışmalarından biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Taner, merkez bünyesinde mobbing ve cinsel taciz çalışma grupları kurduklarını belitti. Bu çalışma gruplarının bir yıllık çalışmaları sonucunda bir rapor oluşturduklarını dile getiren Prof. Dr. Taner, bu raporların ilgili birimlere iletildiğini aktardı. Bunların yanı sıra ‘Gelin Sorunlarımızı Paylaşalım’ sloganıyla üniversitemizde forumlar düzenlediklerini söyleyen Prof. Dr. Taner, “Bu forumlarda üniversitemizde şiddet ve taciz deneyimi yaşayanların olduğu belirlenmiş ve şiddet ve tacize karşı üniversitemizde bir destek birimi kurulması gereği ortaya çıkmıştır” dedi. Günümüzde üniversitelerde mobbing ve cinsel taciz konusundaki çalışmaların artığını kaydeden Prof. Dr. Taner, bu çalışmalardan örnekler sundu ve MERKAM’ın da mobbing ve cinsel taciz konusundaki çalışmalarının süzeceğini aktardı.

Prof. Dr. Ayşegül Yılgör de konuşmasında cinsel tacizin; sosyal, psikolojik, hukuki ve ekonomik yanı olan çok kapsamlı bir konu olduğunu, cinsel taciz ve saldırının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça yaygın olduğunu kaydetti. Cinsel saldırı ve cinsel tacizi ataerkil toplumların yarattığı bir sorum olarak niteleyen Prof. Dr. Yılgör, neredeyse tüm kadınların hayatlarının bir döneminde cinsel tacizle karşı karşıya kaldığını söyledi. Cinsel taciz ve saldırının niteliğindeki hareketlerin yoğunluk ve niteliğine göre üçe ayrıldığını belirten Prof. Dr. Yılgör, bunları basit, sürekli ve ağır taciz olarak sıraladı ve bunlarla ilgili örnekler verdi.

“Tacizi belirleyen unsurun niyet değil, diğer kişinin üstünde bıraktığı etkidir” diyen Prof. Dr. Ayşegül Yılgör, tacizi uygulayanın kimi zaman en yakınımızdakiler, kimi zaman da hiç tanımadığımız kişiler olduğunu aktardı. Cinsel tacizin neden ortaya çıktığı yönünde çeşitli yaklaşımlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Yılgör, cinsel tacizin hiçbir biçimde meşru kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Cinsel taciz ile evde, işyerinde, sokakta, markette, otobüste karşılaşılabildiğini aktaran Prof. Dr. Yılgör, cinsel taciz ve sinsel saldırının mağdurlar ve başkaları üzerindeki etkilerine değindi. Son olarak cinsel saldırı ve cinsel tacizin insan haklarına aykırı olduğunu ve insanlık suçu sayıldığını ifade eden Prof. Dr. Yılgör, cinsel tacize karşı alınabilecek önlemleri; uyarmak, birinin aracılığıyla rahatsızlığını iletmek, resmi girişimde bulunmak, delilleri toplamak ve destek alarak haklarını öğrenmek olarak sıraladı. Mobbing farkındalığıyla ilgili gerçekleştirilen çalışmalara değinen Doç Dr. Cemile Çelik de eğitim öncesi ve sonrası farkındalık oranlarının değişiklik gösterdiğini söyleyerek eğitiminin önemini vurguladı.

Doç Dr.Çelik mobbingi, çalışanların çalışma koşullarının bozulmasına neden olan, insan onuruna ve temel haklarına, fiziki ve ruh sağlığına, mesleki geleceğine zarar verecek nitelikte sürekliliği olan ve sistematik bir şekilde duygusal tacize maruz kalma durumu olarak tanımladı ve mobbingin amirler, iş arkadaşları veya astlar tarafından uygulanabildiğini söyledi. Mobbing ile ilgili yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Doç Dr. Çelik, mobbing sürecinin aşamalarını ise çatışma, saldırgan eylemler, yönetimin devreye girmesi, yanlış yakıştırmalarla-tanılarla damgalama ve işine son verilme şeklinde açıkladı. Kötü yönetim, yoğun stresli işyeri, monotonluk, yöneticilerin inanmaması ve inkarı, ahlak dışı uygulamalar, işyerinin küçülmesi ya da yeniden yapılandırılması gibi hallerde işçileri işten çıkarma isteği gibi durumları mobbinge yol açan örgütsel etmenler olduğunu dile getiren Doç Dr. Çelik, mobbing davranışlarına örnekler verdi.

Mobbingin, mağdur, mağdurun ailesi, örgüt, toplum ve ülke ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahseden Doç Dr. Çelik, “Mobbingin; mağdur üzerinde yüksek tansiyon, kalıcı uyku bozuklukları, mide-bağırsak sorunları, konsantrasyon bozuklukları, aşırı kilo alma ya da verme, alkol ilaç bağımlılığı, işe sebepsiz yere gitmeme, alışılmadık korkular ve özgüven kaybı hatta ileri derece depresyon gibi etkileri var” şeklinde konuştu ve bu psikolojik baskıya karşı alınacak önlemleri katılımcılarla paylaştı.

Eğitimin son konuşmacısı Av. Nursen Yücesoy Temizkan ise Mobbing ve cinsel tacizin hukuksal boyutuyla ilgi bilgiler paylaştı, bu sorunlara dair var olan düzenlemeler ile uygulamadaki sorunlar ve yaklaşımlarla ilgili konuştu. “Cinsel tacizin suç olduğu ve insan hakkı ihlali olduğu gerek uluslararası gerekse ülkemiz yasalarında net olarak düzenlenmiştir. Mobbing ise hukuksal açıdan literatürümüze geç girmiş bir kavramdır. Borçlar Kanunu dışında yasalarımızda psikolojik taciz kavramı direkt olarak yer almamaktadır. Ancak mobbing olarak değerlendirilebilecek davranışlara yönelik yaptırımlar uygulamak üzere ülkemizin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmeler vardır“ diyen Temizkan, ülkemiz anayasası, Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve İş Kanunu’nun mobbing olarak değerlendirilebilecek davranışlarla ilgili hükümlerini sıraladı. Son olarak mobbing ve cinsel tacize maruz kalanların hukuki anlamda neler yapabileceklerini aktaran Temizkan, konunun kişisel veya hizmet kusuru olmasına göre mağdurların adli veya idari yargı yoluna gidebileceklerini belirtti.

Eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlamasıyla son buldu.

Fotoğraflar: Yusuf DEMİRKOL

Buna Da Bir Göz Atın:)

2016 Ösys Sonucuna Göre Mersin Üniversitesi’ne Yerleşen Öğrencilerin Dikkatine

2016 ÖSYS sonucunda Mersin Üniversitesi’ne yerleştirilen öğrenciler 12-16 Ağustos 2016 tarihi aralığında E-Devlet uygulaması ile elektronik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir