Türkiye’nin İlk Kanser Erken Tanı Laboratuvarı Mersin Üniversitesi’nde

 

Devlet Planlama Teşkilatı (Dpt) ve Çukurova Kalkınma Ajansı'nın destekleri ile Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Türkiye'nin ilk Kanserin Erken Tanısında Moleküler  Altyapı Laboratuvarı kuruldu. Laboratuvarda yapılacak araştırmalarla kanser vakalarının erken teşhis yolu ile halkın yaşam süresinin uzatılmasının yanı sıra, hastalığın tedavisindeki  ekonomik kayıpların da en aza  indirilmesi hedefleniyor. 

Mersin Üniversitesi, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü, Dpt, Çukurova Kalkınma Ajansı'nın  uygulama ortağı olduğu Moleküler  Altyapı Laboratuvarı'nın tanıtım toplantısına Mersin  Üniversitesi  Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Lülüfer Tamer Gümüş Sağlık Araştırma ve  UygulamaMerkezi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Oğuz Köksel, Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Sami Serin, Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Resul Buğdaycı katıldı.

Mersin  Üniversitesi  İleri Teknoloji  Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ndeki toplantıda konuşan Rektör Yardımcısı Özdemir,  projenin Türkiye'de bir ilk olduğunu ve 1 milyon 542 bin TL'ye mal olduğunu söyledi. Özdemir, laboratuvarda Adana ve Mersin bölgesinde yaşayan meme, serviks, kolorektal, akciğer, gırtlak ve mide kanseri hastaları ile bu hastaların 1 ve 2'nci derece yakınlarından oluşan toplam bin kişinin taramadan geçirildiğini belirterek, "Bu kapsamda yaşları 5 ila 87 arasında değişen 334 kanser hastasının, yaşları 6 ile 66 arasında değişen ve ailesinde kanser öyküsü olan 364 kişi ile yaşları 16 ila 80 arasında değişen 302 kişinin kan örnekleri alınarak 784 mikroRNA türü analiz edildi. Çalışmayla, kandaki mikroRNA'ların kanser oluşumundaki etkileri incelendi ve özellikle akciğer ve prostat kanseri tanılarında yöntemin etkili olabileceği keşfedildi" dedi. 


Kandaki mikroRNA'lardan bazılarının kanser riskini artırdığını, bazılarının azalttığını kaydeden projenin yürütücüsü Prof. Dr. Lülüfer Tamer Gümüş ise "MikroRNA profilleri, kanserin sınıflanmasında, kanserin yayılma hızının belirlenmesinde etkilidir. Bu çalışmamızın sonunda, mikroRNA profilinin incelenmesiyle hastanın kanser riski taşıyıp taşımadığı belirlenecek. Ayrıca tedavi aşamasında ise hastalığın hızının ne düzeyde olduğunun görülebileceğini ortaya çıkardık. Kanserin erken tanısını yapabileceğimiz laboratuvarın altyapısını oluşturmuş olduk"diye konuştu. Kanserin erken tanısı için bazı belirteçlerin olduğunu ancak bunların hem tek tür için özgül olmadığını hem de testlere duyarlı olmadığını kaydeden Tamer, şöyle dedi: 


"Erken dönemde teşhis edilen kanserin tedavisi hem kolay, hem kesin, hem ekonomiktir. Tedavi sonrasında sağ kalım süresi de normal yaşam süresine yaklaşmaktadır. Bu nedenle kanda mikroRNA düzeylerinin saptanması hem bilimsel, hem de ekonomik yönüyle insan sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayacaktır." 


TANI KOYABİLİYORUZ 


Doç. Dr. Oğuz Köksel de kanser riski grubunda olan ama hiçbir hastalık belirtisi olmayan bir kişinin kan örneğini alarak mikroRNA incelemesiyle tanı koyabildiklerini anlattı. Türkiye'de kanser vakasının 100 binde 150 civarında, Avrupa'da ise 100 binde 400 civarında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Resul Buğdaycı şöyle dedi: 


"Türkiye'de ortalama ömür uzadıkça kanser vakalarının da artması bekleniyor. Kanserin önceden belirlenmesini sağlayacak bu laboratuvar, Türkiye'de tek olması açısından önemli."

Buna Da Bir Göz Atın:)

Özgecan Aslan’ın Babası Mersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni Ziyaret Etti

Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği minibüste katledilen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir